28 Mart 2010

Sosyal Fobinin Sürmesine Neden Olan Düşünme Biçimleri



Sosyal kaygınız varsa, kendinizi kırılgan veya risk altında hissettiren belli durum türleri vardır ve risk altında hissetmek kaygıyı kötüleştirir. Sosyal ortamları, bu kadar riskli gösteren ve kaygının oluşmasına neden olan nedir? Bu sorunun yanıtı genellikle durumları, olayları görüş biçiminizde ya da bu durumlarla ilgili olarak düşünüş biçimizde yatar.

Aptalın teki gibi davranacağınızı düşünüyorsanız ya da kimsenin düşüncelerinize ilgi duymayacağını düşünürseniz kaygılanabilirsiniz. Çok iyi bilmediğiniz biriyle konuştuğunuzu varsayın ve söyleyecek hiçbir şey bulamadığınızı düşünün. “Konuşacak hiçbir şey bulamam” diye düşünmek düşüncelerinizi bu kelimelerle ifade etmeseniz bile kendinizi huzursuz hissetmenize neden olur. Böylece düşünceler duygularınızı etkilerken duygularınız da düşüncelerinizi etkiler. Titrediğinizi hissederseniz başkalarının da buna dikkat edebileceğinizi düşünebilirsiniz. Sonra bir düşünce diğerine bağlanır daha sonra da titremenize (ya da huzursuzluğunuza) odaklandıkları için sizi zayıf, yetersiz, farklı ya da sıradan yargılayacakları sonucuna geçiverirsiniz. Böyle düşünmek size daha kötü hissettirecektir.

Düşünüşünüz ve hissedişiniz arasındaki döngüsel ilişki söz konusu durum size tehlikeli ya da ürkütücü göründüğü anda ortaya çıkacaktır. Zaman zaman bunun olmasının nedeni, durumun aklınıza daha önce utandığınız ya da aşağılandığınız zamanla ilgili bir anının, anıya ait görüntüye ya da etkiyi getirmesidir. Bu anılar, imajlar ve etkiler de düşünce biçimidirler. Kelimelerle ifade edilemeseler de aklınızda neler olup bittiğini yanıstırlar ve böylece hissediş biçiminizi de etkilerler.

Bu döngüsel ilişki bir durumun tehlikeli ve ürkütücü olduğunu düşündüğünüz anda ortaya çıkar. Durumun tehlikeli olarak yorumlanması ya da değerlendirilmesi onun hakkındaki düşünüş biçiminizi ortaya koyar. Hatta bu düşünceler kelimeler dökülmeseler de, ortaya çıkan düşünme biçimi tek başına kaygının ortaya çıkmasını da sağlamaktadır.

Sosyal Fobinin Sürmesine Neden Olan Davranış Biçimleri

Sosyal kaygınız varsa, kendinizi kırılgan veya risk altında hissettiren belli durum türleri vardır ve risk altında hissetmek kaygıyı kötüleştirir.

Her iki belirti de, aslında sosyal ortamlarda yaşanan kaygıyı ortadan kaldırmak, şiddetini azaltmak için kişi tarafından geliştirilen koruyucu mekanizmalardır ancak sadece sorunun devamlılığını sağlamaya hizmet ederler.

Kaçınma Davranışı
Kişi, belli durumlar kaygı yarattığından, bu durumlardan kaçınma paterni geliştirir. Aşağıda yer alan ve kaygının ortaya çıkmasını önlüyor gibi görünen kaçınma davranışlarının tamamı, sorunun devam etmesini sağlamakta, kişinin kendisi ile ilgili olumsuz inanışlarını beslemektedir.

Belki de kendinizi güvenli kılmanın en emin yolu sizi kaygılandıran insanlardan veya durumlardan kaçınmaktır. Kaygının semptomları o kadar nahoş ve rahatsız edicidir ki bir çok insan bunlardan kaçınmak ister. Böylece sosyal kaygısı olan kişiler kendilerin güvenli kılmaya çalışırlarken kendilerini kötü hissettiren şeylerden sıklıkla kaçınırlar. Ancak kaçınma gündelik aktivitileri sınırlar ve sosyal ortamların / durumların bir şekilde tehlikeli olduğu yolundaki inancınızı destekler.

- İnsanların olduğu, kalabalık bir yere girmeden önce başka birisinin yanına gelmesini beklemek
- Kalabalık bir ortamda yapılması gereken bir görevi hemen üstlenmek ve böylelikle diğerleri ile konuşmaya girmekten kaçınmak
- Yeni biriyle tanışma, kalabalık bir günde/yerde alışveriş yapma, restorantların yoğun olduğu saatte yemek yeme vb. işleri ertelemek
- Az tanıdığınız birini gördüğünüzde karşılaşmamak ve selamlaşmamak için yön değiştirmek,
- Kişisel konuları konuşmaktan, anlatmak kaçınmak,
- Başkalarının sizi izliyor olabileceği zamanlarda ellerinizi kullanmaktan, bedensel hareketler yapmaktan (oturuş değiştirmek, ayağa kalkmak vb.) kaçınmak
- Halka açık yerlerde yemek yememek vb.

Güvenlik Arayışı


Kaygılı ya da korkulu hissettiğinizde, sözgelimi, “güvenli” insanlarla ya da “güvenli” konular çerçevesinde konuşarak; “gerçek” kimliğinizi saklayarak ya da göz kontağına girmekten kaçınarak kendinizi güvenli bir duruma sokmak istemeniz doğaldır. İnsanın kendini güvende kılmanın çok yolu vardır. Fakat başarılı olsanız da olmasanız da, bu güvenlik önlemleri olmadan işlerin daha da kötü olacağını düşünmeye başlayabilirsiniz.

Sosyal ortamlarda duyulan kaygıyı azaltmak ya da artmasını önlemek için gösterilen çabalardan biri de güvenlik arayışıdır. Aşağıda örnekleri listelenen güvenlik arayışı davranışları da tıpkı kaçınma davranışları gibi, problemin devamlılığını sağlayan bir diğer paterndir. Risk altında hissetmek sizi kendinizi güvende hissedeceğiniz durumlara sokmaya yönlendirir, ama güvenli hissetmeye çalışmak durumun riskli olduğunu düşünmeyi sürdürmenize neden olur. Dolayısıyla yaşanan sosyal anksiyetenin devamlılığı sağlanmış olacaktır.

- Söylemek üzere olduğunuz şeyin provasını yapmak; doğru kelimeleri seçip seçmediğinizi zihninizde kontrol etmek,a ncak bundan sonra söylemek,
- Ağır ağır ve sessizce, ya da yine sessizce ancak nefes almadan çok çabuk konuşmak,
- Ellerinizi saklamak,
- Eşyaları sıkıca tutmak veya kaygı belirtilerinin diğerleri tarafından fark edilmesini önlemek için bedeni kasmak, kolları kavuşturarak oturmak, durmak
- Aklınızdan geçse de herhangi bir konu ile ilgili yorum yapmaktan, espri yapmaktan kaçınmak, soru sorulsa da yanıt vermemek
- Sıklıkla aksi söz konusu olsa da, diğerleri ile aynı fikirde olduğunu söylemek ya da fikir beyan etmemek,
- Dikaat çekici olmayan, kişiyi ön plana çıkarmayan kıyafetler giymek,
- Güvenli, bilinen yerlere gitmek, güvenli bilinen kişilerle vakit geçirme vb.

Gerek güvenli davranışlar gerekse de kaçınma davranışları kaygıyla yaşantısında belli oranda bir rahatlama getirirler. Ama ne yazık ki rahatlama geçicidir. Bu yolları kullanarak başa çıkmaya çalışmak korkunuzu daha fazla artırır. Bu nedenle kaygı yayılır. Sonra bunun yerini güven alır ve sorun çözülmüş olur.